İBRETLERLE DOLU MISIR SEYAHATİ

Halil Necatioğlu

Ramazandan önce, İSPA Seyahat ve Turizm şirketimizin tertiplemiş olduğu MISIR eğitim ve dostluk gezimizi yaptık. Allah'a sonsuz hamd ü senalar olsun, çok faydalı, ibretli, tatlı ve zevkli geçti.

Firavunların muazzam piramitlerini, saray ve mabetlerini, eşsiz emsalsiz eşya ve eserlerini, altın lahit ve mumya cesetlerini hayretler içinde seyrettik; bâtıl ve sapık, gülünç ve zavallı inançlarını dinledik. Bizi hak din üzere yaratan, pırıl pırıl, tertemiz bir itikada sahip kılan Rabb-ül-àlemin Mevlâmıza hamd ü senalar, şükürler eyledik. Ne mutlu bizlere ki doğru yoldayız; küfür ve şirkten, yalan yanlış, akıl mantık dışı itikadlardan berîyiz; aya, yıldıza, güneşe; öküze, kuşa; dağa, taşa; bâtıla, boşa; krala, insana; zavallı ve aciz bir mahlûka tapmıyoruz; yeri, göğü, insi, cinni; zaman ve mekânı yaratan; güç ve kuvvetin hâlikı ve sahibi; rezzâk-ı alem, erhamür-rahimin ulu Allah'ımıza kulluk yolundayız...

Amma bir şeye çok esef ettim ki; o da eski kavimler, o pis ve perişan itikatları yolunda ne kadar fedakârca çalışmışlar, ne muazzam, harika eserler ortaya koymuşlar, ne müthiş masraflar yapmışlar... da biz zamane müslümanları aziz ve temiz dinimiz için, sevgili müslüman kardeşlerimiz için, hak ve hayır yolunda, niye bugün böyle gevşek, böyle lakayd, böyle nekes, böyle miskin durumdayız?!.. Bunca milyonlarca müslüman, tam bir gayret ve hamiyyet-i diniyye içinde olabilselerdi, yer yerinden oynar, düşman tir tir titrer, cihanın çehresi değişir, zulmün zerresi kalmaz, dünya güllük güneşlik, gülistan olur, gönüller sevgi ve saadet dolardı.

Şu mübarek Ramazan ayında Allah tüm müslümanları nevm-i gafletten ikaz eylesin, gözlerin perdesini kaldırsın, basar-ı basiretleri güşâd edip hakkı, hayrı, güzeli, doğruyu görüp ona uymayı ve o yolda çalışmayı nasib buyursun... Kalblerdeki kir ve pasları izale kılıp, gönülleri nurlandırsın... Cümlemizi affeylesin, rahmetine gark eylesin, hidayetine mazhar eylesin, nusretiyle te'yid ve takviye eylesin; muvaffakiyetlere, başarılı çalışmalara, ilerleme ve gelişmelere, büyüme ve yücelmelere, zafer ve galebelere erdirsin!

Düşmanlarımız çok; dost dost diye sarıldıklarımız, müttefiklerimiz sahtekâr; içte dışta etraf yüze gülüp arkadan kuyu kazan hainlerle dolu... Çevremizdeki pek çok bölgede kan gövdeyi götürüyor, müslüman kardeşlerimizin bize fevkalâde ihtiyacı var, meded umuyor, acil yardım bekliyorlar. Durmak, uyumak zamanı değil; malı mülkü, canı başı ortaya koymak, birleşmek ve çok ciddi çalışmak zamanı.

İbadetlerinizi candan yapın, oruçları takvâ ile tutun, namazları ihlâs ile kılın, zekâtları cömertçe verin, yardımları gerçek muhtaçlara şuur ve dikkatle seçerek ulaştırın; her an, her yerde Cenab-ı Hakk'ı çok çok zikr edin; her türlü mal ü menal, kuvvet ve müktesebatınız ile; diliniz, eliniz, kafanız, kalbiniz, ilim ve irfanınız, mâmelek ve imkânınız ile Allah'ın yolunda cehd ediniz, cihad eyleyiniz ki felah ve necâha, saadet ve selâmete nâil olabilseniz...

Allah cümlenizi afv ü mağfiretine, sonsuz nimet ve rahmetlerine dünya ve ahirette mazhar eylesin! Amin bi-hürmeti Seyyid-il-mürseline Muhammedin sallallahu aleyhi ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahü bi-ihsânin ecmaîn!

İslâm, Şubat 1995